Kayıtlar

Disiplinin Dozu..

Resim
İçimde yoğun bir disiplin kurma sevdası var.. Bazen bu sevgimin bile önüne geçiyo itiraf etmek gerekirse.. Bana göre disiplin olmadan hiçbir şey doğru ve düzgün olamaz. Tamam ama nasıl olacak? Evet asıl sorun bu.. nasıl olacağı.. Çünkü disiplinli düzenli bir çocuk yetiştirmekle tamamen itaatkar annesinin sözünden çıkmayan bir ödlek yetişmek arasında çok ince bir çizgi var ve ben ince çizgiyi kaçırmaktan korkuyorum.. Nerede duracağımı bazen kestiremeyebiliyorum.. Kitaplar alıyorum, kitaplar okuyorum. 0-6 ay bebek bakımı.. 2-6 yaş çocuk eğitimi.. Peki arada kalan 1-1,5 yaşındakiler? Onları salıverelim mi yani? Mümkünatı yok bırakmam.. 2 Yaşına kadar evin altını üstüne serbestçe getiren çocuk 2. yaşına bastığı gün komut alır mı sanıyorsunuz? Elimden geldiğince biraz rahat, biraz da söz dinleyen bir çocuk yapmaya çalışıyorum.. Evet ellerimle hamura şekil verir gibi şekillendiriyorum.. Bazen onunla birlikte ben de üzülüyorum.. Ama çoğu zaman "Bu ikimiz...

annelik bir duygudurum bozukluğudur :)

öyle ki, daha 5 dakika önce kafan şişmiş vaziyette "uyusun diye anason falan mı versem acaba? :/" derken uyuduğu anda (o saniye!) çok çok çok özlemek.. bazen uyurken(!) gidip kucağına alıp doyasıya öpüp koklamak.. uyanacak ve saatlerce başıma bela olacak diye gece üstü açılmış mı diye gidip bakmaktan korkmak ama yine de gidip başına bela açmak.. yaptığı şeye kızgınlık duymaktan duvarları yumruklamak isterken bir an da "annee" diye gelen bir çift eli öpücüklere boğmak.. gibi..

Bebekler için Ninnili Müzik Kutusu

Resim
Yeni anne olan arkadaşlarımdan bu konu da çok soru aldım.. Ben ilk başta düşünememiş baya baya zorluk çekmiştim kaan'ı uyutmaya çalışırken.. Gerçi bizim başka sıkıntılarımız da vardı ya neyse :) Sonra bayan Klara'nın gelişiyle durum biraz daha disiplin ve düzen kazandı.. Müzik kutusu şart dedi. Uçarak gidip en iyisinden bitane aldım. En iyisinin ne olacağını nerden mi biliyordum? Pahalı olanı en iyisiydi işte! (!) Chicco marka projektörlü ışıklı mışıklı bir müzik kutusu..  1 gün bile dayanamadım. Müzikleri iç bayıltıcı (gıyyygıyy gııaayy) projektörü gereksiz.. (en azından kaan ve benim için) Her anne babanın düştüğü hataya düşmüş "Bir kere alacağım iyisi olsun" mantığıyla hareket etmiştim.. Hemen geri götürdüm zaten sesi de gidip gelmeye başladı pil değiştirmeme rağmen.. Yanında, ondan 10 tl daha ucuz olan todizoo marka müzik kutusunu gördüm.. Renkleri sevimsiz ama müziği güzeldi.. baya oturup 15 dk dinlemişliğim var.. Yalnız dalga geçmeyin ...

İstersem yarısı yenmiş tereyağına taparım, istersem kulpu kırık çaydanlığa taparım.. Keyif benim değil mi?

Resim
  Benim dinim çok basit: Benim dinim iyilik!  Benim dinim saygı..  Uzun zamandır bozuğum.. Bi 10 yıldır falan.. İnsanlar iktidarın değişmesiyle birlikte (ya korkuyla ya da bile isteye) davranış biçimlerini değiştirdiler. Bu olay beni çok bozdu.. Bozdu çok net.. Hem Atatürkçü/Laik, hem müslüman olunmaz yorumlarınız bozdu..  Artık muhabbet arasında bütün müslümanlardan düşmanmış, tarikatmış, şeriatmış gibi davranılması çok bozdu. Yeni tanıştığım kişilerin yanında dinimden çok bahsetmezsem sorun (yanlış anlaşılma) yaşamam rahatlığı çok bozdu.. Yıllarca kitapları, tarihi yalamış yutmuş çok akıllı bilgili insanların bile (SIRF tarihte kürtlere de zulüm edildiğini, onların bilerek geri bırakıldığını bildiği için) komşusunu vuran kürt vatandaşını bile savunacak raddeye gelip eskaza bismillah diyen birini  "aha tarikat bu öldürün bunu yaşamasın bunlar!" diye parmakla göstermesi bozdu. Lgbt'ler için, ağaç için, çevre için, haksızca öldürül...

Gestapo Rejimi'nde Kerevizin Önemi

Resim
  Ağlata ağlata yedirdim kerevizi.. Yiyecek eli mahkum.. Çünkü ben sevmiyorum, istemiyorum, içimi bulandırıyo diye annem kıyamamış bana ısrar etmekten vazgeçmişti. Çünkü bana göre anne dediğin kuralını koyacak çocuğuna gerekli vitamini aldırsın diye gerekirse ağzına ayağını dayayıp yedirecekti. Çünkü ben onu yemezse kendimi çok suçlu hissedecektim. Çünkü ben çünkü ben çünkü ben..!  Son lokmasını aldıktan sonra arkasından yoğurt verdiğimde ıslak gözlerinin içi güldü, "anne mmmgh" : ) diye eliyle "çok güzel bak bunu seviyorum" işareti yaptı.  Sonra oturdum kahroldum. O kadar ağlatmayla vitamini mi kaldı o kerevizin?? Sıçayım kerevizine çok afedersin müdürüm..

Gestapo Rejimi'nde Taze Fasulye

Resim
Çocuk benimle yemiyor iyi mi! Bayan Klara gün içinde ne verse seve seve çoğu zaman itirazsız misler gibi yediğini anlatıyor. -"Aynı çocuktan mı bahsediyoruz, kaan mı?" diyorum. -"Evet bugün seve seve bir tabak taze fasulyesini yedi.. Üstüne yoğurt oh.." diyor.. Kaan'a pis bir bakış atıyorum.. gülümsüyorum. Hani o sinsi gülüş emojisi gibi.. (Benimle asla sebze yemediği için ben akşamları ona habire yiyebilmesi için aperatif üretme çabasına giriyordum.) Akşam dayıyorum önüne taze fasulyeyi. Yemiyor. Kaldırıyorum. İnat ediyor, aç yatıyor. Tamam diyorum. Ertesi gün önüne yine aynı yemeği koyuyorum. Afiyetle yiyor. Demek ki oluyormuş.. (Sinsi gülüş sımaylisi)

Hollanda Saç Örgüsü (dışa doğru) - Dutch Braid

Resim
Bu ara saç örgülerine fena halde takılmış vaziyetteyim. Biraz vaktim olsa (ve üşengeçliğim tutmasa:)) hergün saçlarımı değişik değişik örüp çıkma hayalleri kuruyorum.. Tabi bunun için anladığım kadarıyla benim ki kadar ince ve düz olmayan, çok da kalın ve kabarık da olmayan orta halli saçlarınız olması gerekiyor. Bu konuda ne kadar video izlediysem çok şık sonuç almak için videodaki modellerin genelde saçları hazır fönlü oluyor.. Dedim ya serde üşengeçlik var.. :) Ben zaten her gün saçlarıma fön çekebilecek olsam bir de kalkıp üstüne örgüyle uğraşmam sanırım :)) Dutch örgü şekli çok hoşuma gitti. Eski tip örgülerdense dışarı doğru daha havalı daha trend bir görüntü sağlıyor.. Normal örgüden tek farkı içe doğru örmek değil dışa doğru örmek.. Arada bir deneyip tecrübe kazanmak gerekiyor.. Umarım beğenirsiniz..